12 Mayıs 2020 Salı

Kocam Uyurken Ben De Arkadaşımla Sikiştim

Merhaba değerli türk elits okurları benim adım Hayriye. Daha önceleri, yani evlenmeden önceleri de sex hikayeleri okurdum. Özellikle karısını siktirenlerin, kocasını aldıp başka erkeklerle sikişen kadınların hikayelerine hayret eder, bunu nasıl yaptıklarına inanamazdım. Ama şimdi inanmayı bırakın, bunu birebir yaşıyorum. Kocam gayet yakışıklı ve bana son derece düşkün bir erkektir. Beni başka bir erkekle, hele ki kankası Burak’la paylaşacağı asla aklıma gelmezdi.Haftasonu gece evde kocamla oturmuş film seyrederken kocamın kankası Burak arayıp, bize oturmaya geleceğini söyledi. Burak arasıra gelir, kocamla içki içer, hatta ben de onlara eşlik ederim, sohbet ederdik. Ama bu sefer beni sikmeye geldiğini, ne kocam, ne de ben bilmeden, “Buyur gel!” dedik. Burak saat 23:00 civarı geldi, elinde bir şişe votka ve bir poşet dolusu bira vardı. İçeriye geçip sohbet ederken, konu Burağın bekarlığına gelmişti. Burak, bir erkeğin bekar olmasının çok zor olduğunu söyleyip dert yanarken, bir yandan da içkilerimizi içiyorduk. Mevsim yaz olduğundan Burakta şort ve üzerinde tişört vardı. Benim de üzerimde askılı tişört, altımda ise eşofman vardı, tanga giymeyi çok sevdiğim için içimde de tanga vardı.Sohbet içkiler eşliğinde ilerlemiş, saat 02:00 civarına gelmişti. Biz kocamla yatıp uyumayı planlarken, gecenin yeni başlayacağını nereden bilebilirdik ki. Kocama, “Tüm vücudum çok ağrıyor, biraz sırtımı ve belimi ovarmısın?” dedim. Kocam da, “Yapamam, zaten işten yorgun argın geliyorum, keşke bana da biri masaj yapsa sevaba girer!” dedi. Burak hemen kocama, “Uzan kanka, yapayım ayıp ediyorsun!” dedi. Kocam hiç ikiletmeden, “Tamam kanka, çok iyi olur!” dedi ve uzandı. Burak kocama masaj yaparken, “Yenge, kocanın masajını bitireyim sana da yapacağım!” dedi. Ben de, “Gerek yok Burakçığım, zaten kocama yaparken yorulacaksın!” dedim. O da, “Yok valla, yorulmam, istersen sana da yaparım yenge!” diye ısrar edince, “Olur!” dedim…Sıra bana gelmiş, yere uzanmıştım. Kocam da kendinden geçip koltuğa uzandı. Burak bacaklarımı yavaş yavaş ovarken, kocam da içkinin ve masajın etkisiyle iyice mayışmış, hatta hafiften horlamaya başlamıştı bile. Burak ayak bileklerimden yavaş yavaş yukarıya çıkıyor, popomun yanaklarına doğru parmaklarını değdiriyordu. Parmaklarının popoma değmesi benim de çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkarmadım. Ben sessiz kaldıkça Burak işi iyice ilerletmiş, hesapta masaj yapıyor, ama resmen popomu okşuyordu. Bir an amımın ıslandığını hissettim. O kadar hoşuma gitmişti ki, resmen kendimi ona bırakmış, sadece kocamın uyanıp uyanmayacağına bakıyordum…Burak, “Biraz da omuzlarına yapayım yenge!” diyerek popomun üstüne oturup omuzlarımı ovarken, sikini arkamda hissediyordum ve zevkten nerdeyse boşalacak duruma gelmiştim. Ben sesimi çıkarmadıkça Burak da sikini resmen bastırır duruma gelmişti. Omuzlarımı ovan ellerinin titrediğini hissedebiliyordum. porno hikayeleri
Tekrardan üstümden inip, belimi ve popomu ovalamaya başlamıştı. Benim sesimi çıkarmadığımı görünce, elini yavaş yavaş eşofmanımdan içeri sokmaya başlamış, resmen beni becermek istediğinin sinyalini vermişti. Benim hayatta böyle birşey yapacağım aklımın ucundan bile geçmezken, o anda resmen Burağın beni sikmesini istiyordum.Burağın eli bu arada eşofmanımın içinde tangamı kenara çekerek, parmağıyla götümün deliğini okşuyordu. Daha fazla dayanamamış olacak ki, eşofmanımı aşağıya çekip, tangalı götümü görünce, “Ooof hayriye, çok tatlısın!” dedi. Ben okadar heyecanlıydım ki, hiç sesimi bile çıkarmıyordum. Birden tangamı da aşağıya çekip, popomu öpmeye, hatta yalamaya başladı. O kadar hoşuma gitmişti ki, Burağa, “Kocam uyanmadan sen de indir şortunu!” dedim. Burak şortunu indirdiğinde hayatımda hiç görmediğim bir şeyle karşılaşmıştım, yarrağı resmen bileğim kadardı. Heyecandan kalbim çıkacak gibi atıyor, bir yandan da kocamı gözetliyordum. Kocam yanımızda horlaya horlaya uyurken, ben doğrulup Burağın yarağını yalamaya ve emmeye başladım…Burağa biraz sakso çektikten sonra tekrar yüz üstü yattım ve “Hadi gir içime!” dedim. Burağın amıma girmesini beklerken, amımın suları resmen bacağıma doğru akıyordu. İlk defa bukadar sulandığımı hatırlıyorum. Burak o koca sikini yavaş yavaş amıma sürterken kendimden geçecek gibi oluyordum. En sonunda o koca yarrağını içime doğru ittirmeye başlamıştı. Yarrağı okadar büyüktü ki, amımı resmen zorluyordu. Burak gidip gelmelere başladığında, ben de kocamın uyanmasından korktuğumdan bağırmamak için dudaklarımı ısırıyordum…Daha sonra beni sırtüstü çevirip bacaklarımı açarak amıma sokarken, bir yandan da göğüslerimi yalıyordu. Burak beni okadar güzel sikiyordu ki, tırnaklarımı sırtına geçirip kendime doğru bastırıyordum. Kocamın bir an uyanması bizim sonumuz olabilirdi, ama o an hiçbir şey umrumuzda değildi. Burak amımı biraz daha siktikten sonra dayanamayıp içime öyle bir boşalmıştı ki, resmen dölleri içimi doldurmuş, amımdan dışarı taşıyordu. Burak boşalmıştı, ama ben daha tatmin olamamıştım… seks hikayesi
Burağı elinden tutup yatakodasına götürdüm. Zevkten adeta çıldırmıştım, Burağın o döllü yarrağını ağzıma alıp kaldırırken, bir yandan da taşşaklarını okşuyordum. Burağın o koca sikini demir gibi yaptıktan sonra, burak beni domalttı ve götüme sokmaya çalıştı. Fakat daha önce götüm hiç sikilmediği için Burağın yarrağı birtürlü girmiyordu. Biraz kremleyip yağlayınca, Burak ta yavaş yavaş götüme sokmaya başlamıştı. Yarrağı okadar büyüktü ki resmen götümü delerek ilerliyordu. Çok acıyordu, ama aldığım zevki anlatmam mümkün değil…Biraz alıştırarak siktikten sonra götüm iyice rahatlamıştı, taşşaklarını vura vura sikmeye başlamış, beni adeta uçuruyordu. Daha sonra yarrağını götümden çıkarıp amıma soktu. Daha fazla dayanamayıp boşaldım. Ama canım öyle sikilmek istiyordu ki, Burağın altından hiç kalkmadan kalçalarımı oynatmaya devam ediyordum. Burak ta o koca yarrağını bir amıma bir götüme sokuyor, beni çılgınlar gibi sikiyordu. Sonunda bana dönmemi söyleyip, suratıma öyle bir boşaldı ki, bütün ağzım yüzüm döl olmuştu. “Kocan uyanmadan bu işi burda bitirelim canım!” deyip üstünü giyindi ve beni yatakta öylece bırakıp evine gitti…Ama ben yarım kalmış, ikinciyi de istiyordum. Gidip kocamı kaldırdım, yatağımıza kadar getirip, “Sik beni kocacığım!” dedim. Kocam da, “Az önce Burak seni sikti ya, yetmedi mi aşkım?” dedi. Ben dona kalmış, konuşamıyordum. Gülerek, “Korkmana gerek yok aşkım, kızmadım, hatta çok sevindim!” dedi. Ben halen şoktaydım, ağzımı bıçak açmıyordu. Sessizliği yine kocam bozdu ve “Ben uyumuyordum canım, Burakla sikişmeni istediğim için uyuyor rolü yaptım aşkım!” dedi gülerek. Bir an rahatlayıp ben de kocam güldüm ve “Madem öyle, niye sen de aramıza gelmedin ki?” diye sordum. “Sizi yalnız bırakmak istedim canım! Rahat rahat sikişin diye!” dedi. “Eee, ne olacak şimdi?” dedim. “Burağı arasıra çağırır kendini siktirirsin aşkım!” diyerek, dudağıma bir öpücük kondurup, beni çook sevdiğini söyledi ve amıma girmeye başladı. Ve beni daha önce hiç sikmediği gibi heycanla sikti…Arasıra Burağı çağırıp kendimi siktiriyorum. Kocam gelince de kocama kendimi siktirirken yaptıklarımızı anlatıyorum. Kocamın eskisine göre daha çok zevk aldığını beni sikmesinden bile anlıyorum. Şimdi gecelerimiz ve seks hayatımız da daha renkli ve zevkli geçiyor. Bu durumda en önemli şey, üçüncü kişinin ağzı sıkı sağlam biri olması. Kocamı çoook seviyorum, ama başka biriyle şikişmek kocamla sikişmekten çooooooook daha zevkli! Anlayışlı kocam seni çok seviyorum!

Sahildeki Yakışıklıya Verdim

Merhaba ben Arzu 29 yaşında seksi bir kadınım. Her zaman erkeklerden ilgi gördüm. Annem ve babam çok özgür insanlardı ve beni de özgür yetiştirdiler. Özellikle annemle iki arkadaş gibiydik (halen de öy
leyiz), her şeyi çok rahat konuşuruz. Burada çok güzel seks hikayeleri okudum ve ben de katkıda bulunmak için, 16 yaşımdayken ilk kez sikiştiğim geceyi anlatmak istedim. Benim için çok özel ve güzel bir geceydi. Paylaşmak istedim.

Maddi durumumuz hep iyiydi. Yazları ailece uzun tatiller yapardık. 16 yaşındaydım, 1998 yazında Antalyada’ki 5 yıldızlı tatil köylerinden birine gittik. Daha o yaşta 1.77 boyum, 85 göğüslerim, 57 incecik belim ve 93 yuvarlak dolgun kalçalarımla gösterişli bir kızdım. Tesise akşam üzeri giriş yaptık. Kendi arabamızla gelmiştik. Uzun yol hepimizi yormuştu. Akşam yemeğini yeyip, erkenden yattık. Tabii annemle babamın sevişme sesleri epey bir süre uyumamı engellemişti. Bizde seks asla utanılacak bir şey olmadı. Annem babam önümde sikişmezlerdi tabii, ama odalarında da, ‘Aay bizi biri duyar...’ diye de kendilerini kasmazlardı. Çok küçük yaşlardan beri onların sikişme seslerini bir çok defa duymuştum. İlk duyduğumda anneme sormuştum. O da yaşıma göre birşeyler söyleyerek, seviştiklerini anlatmıştı. Yaşım ilerledikçede daha rahat konuşup anlaşmıştık.

Ben sabah denizini çok severim. Deniz çarşaf gibidir ve elle tutulacak gibi bir sessizlik verdır. Attığınız kulacın sesini duyarsınız. İyi de bir yüzücüyüm. İlkokulda okul takımında bile yüzdüm. Ama sonra yarışmak bana anlamsız geldi ve bıraktım. İyi yüzmek bana kar kaldı. Neyse, sabah annem babam yol ve sevişme yorguluğu ile uyurken, ben bikinimi giyip soluğu sahilde aldım. Hep küçük üçgenlerden oluşan ipli bikiniler giyerdim. Halen de onlardan vaz geçemiyorum. Bir şezlong seçip, plaj çantamı ve havlumu bırakıp, uçuk sarı tül elbisemi çıkarıp hazırlanıyordum ki, ‘O’ da sahile geldi. ‘O’ 1.90 boylarında, kumral, antik Helen heykellerine benzeyen biriydi. Bana gülümsedi ve benim dibim düştü. Çok sıcak ve içten bir gülümsemesi vardı. İngilizce, “Good Morning!” dedi. Ben de inadına Türkçe, “Günaydın!” dedim. ‘O’ yine gülümsedi ve günaydın dedi. Sesindeki aksanı hemen fark ettim, büyük ihtimalle yabancıydı.

Tişörtünü çıkardı ve kasları ortaya çıktı. Gram yağ yoktu, belli ki spor yapıyordu. Ben (Şimdi bana asılır!) diye beklerken, ‘O’ yürüdü denize girdi. İyi yüzüyordu. Sakin ve kararlı kulaçlarda açıldı gitti. Ben de bir an önce kendimi serin sulara bırakmak istiyordum. Ben de denize atladım. Suyla buluşan bedenim ve hissettiğim rahatlama aklımı ondan uzaklaştırdı. Kendimi denizin kollarına bıraktım. Bir saat kadar yüzdüm. Kıyıya çıkıp şezlonguma yöneldiğimde iki yanımdaki şezlonga yerleştiğini gördüm. Havlumu alıp duşa gittim. Annemin nasihatını tutup, ıslak bikini ile oturmadım. Kurulanıp kırmızı bikinimi giydim. Geldiğimde gitmişti. Şans dedim. Yağlanıp kendimi bu sefer yavaş yavaş kızdıran güneşe bıraktım. Onu hayal ederek uyumuşum. Başıma dikilen annemin, “Hadi kahvaltıya!” sesi ile uyandım. Gün içinde onu hiç göremedim. Akşam da ortalarda yoktu.

Ama sabah erken sahile indiğimde oradaydı. Bu sefer ben gülümseyip, “Günaydın!” dedim. Tanrım, yine o altımı ıslatan gülümseme. Sırf bu gülümseme için bile buna verilir diye düşündüm. O da, “Günaydın!” dedi ve yine dönüp denize yöneldi. Hey Tanrım, koca sahilde bir ikimiz vardık. İnsan hiç olmazsa asılmaya yeltenir. Baktım bundan ses çıkmayacak, “Beraber yüzebilirmiyiz?” dedim. Yine gülümsedi, “Zevkle!” dedi. Ben yine ıslandım. O sabah beraber yüzdük. Tanıştık, sohbet ettik. Adı Tony idi. İtalyandı. İTÜ’de mühendislik okuyordu. Son sınıftaydı. Türkçe’yi epey sökmüştü, ama aksanı belli oluyordu. Bu aksan ona ayrı bir sevimlilik katıyordu. Zaman nasıl geçti anlamadım. 1,5 saat yüzmüşüz. Yorulduğumu hissedince uzun zamandır denizde olduğumuzu anladım. “Çıkalım mı?” dediğimde, “Hiç sormayacaksın sandım. Erkeklik gururuna yediremiyorum ama, yoruldum!” dedi. Gülüştük.

Sabah yüzmelerimiz devam ederken, artık öğleden sonraları da arada plajda görüşüp sohbet ediyorduk. Babamın kartal gözlerini hep sırtımda hissediyordum. Ama biliyordum ki, annemin gözleri babamı hep yatıştırırdı. 4. sabah da yine sahilde buluştuk, merhabalaştık ve kendimizi sakin denize bıraktık. Güle oynaya sahilden epey uzaklaşmışız. Birden, “Bir şey için iznini rica ediyorum. Ben aslında sabahları açılıp çıplak yüzerim. Ama sen varsın diye kaç sabahtır yapmıyorum. İzin verirsen şortumu çıkaracağım, rahatsız olacaksan uzaklaşabililirim. Ne de olsa sen daha küçük bir kızsın!” dedi. Böylece de fitili ateşledi. Ben istediği gibi yüzebileceğini, daha önce de çıplak erkek gördüğümü (ki gizlice araklayp seyrettiğim annemlerin porno filmlerini saymazsak bu koca bir yalandı) ve hiçte küçük bir kız olmadığımı söyledim. O yine güldü, biraz uzaklaştı ve şortunu çıkarıp bileğine sardı. Biraz uzağımda yüzüp dalıp çıktı.

Ben nekadar daha böyle yüzeceğini sorma gafletinde bulundum. O da, “Küçük kız rahatsız olduysa giyinebilirim!” dedi. Küçük kız sinirlendi ve küçük kız olmadığını göstermek istedi. Bikinisinin üstünü çözdü ve bir bileğine iplerinden doladı. Tony güldü, “Zaten üstsüz güneşleniyorsun, bu birşeyi ispatlamaz!” dedi. Bu sefer haklıydı. Gerçekten birşeyler ispatlamak istiyorsam daha cesur olmalıydım. Altımın iplerini de çözdüm, onu da diğer bileğime doladım. Sonra derin bir nefes alıp ona doğru bir takla attım. Bu sefer gülmedi, kahkaha attı, “Tamam, sana bir daha küçük kız demiyeceğim, dersimi aldım!” dedi. O kahkaha tüm tedirginliğimi aldı. Beraber yüzmeye devam ettik. İlk kez çıplak yüzüyordum ve o günden bu güne beni daha özgür hissettiren bir deneyim yaşamadım. Gerçekten çok keyifliydi. Yarım saat kadar öyle yüzdük. Ama sadece yüzdük. Ne taciz edici bir söz, ne bir hareket yaptı. Mayolu nasıl yüzüyorsak öyle. Sonra ben bikinimi tekrar bağladım. O da şortunu giydi, kıyıya yüzdük. O gün gün işaretleşip kıkırdadım. Ertesi sabahı iple çektim.

Sabah buluşup hemen denize atladık. Hızla yüzüp açıldım ve bu sefer o birşey demeden bikinimi çözüp iki bileğime dolamıştım. Sonraki iki günü hep beraber geçirdik. Derken Cumartesi geldi çattı. Sabah yine çıplak yüzmüştük ve günü beraber geçiriyorduk. Akşam benimle çıkmak istediğini söyledi. Cumartesi akşamları otelde gösteriler oluyordu. Ayrıca otelin Discosunun da çok hareketli olduğunu söyledi. Ona, onun babamdan izin almayı başarabilirse onunla çıkabileceğimi söyledim. Babam son derece sert görünüşlü, ama altın kalpli bir adamdı. Ama tabii bunu ona söylemedim. İzin işi onu biraz germişti. Yabancılara göre birşey değil. Ama el mecbur. Ben annemle babamın yanına gittim. O da 10-15 dakika sonra geldi. Daha önce annemle tanıştırmıştım. Ama babamla hiç konuşmamışlardı. Babamla tanıştırdım. Babam anneme baktı ve onlar gözleri ile anlaştılar. Tony zar zor izin istedi. Babam sert bakışlarını hiç yumuşatmadan onu süzüyordu. Anneme, “Sen nedersin hanım?” dedi. Annem, “Çocukları rahat bırak!” dedi. Babam aynı sert ses tonu ile, “Tamam, ama otelden çıkmak yok. 10’da da odandasın!” dedi. Anneme baktım, göz kırptı. Bu serbestsin demekti. Tony babama, “Tabii efendim!” dedi. Bana da, “7’de gelip alsam iyi mi?” dedi. Ben, “8 olsun!” dedim. “Tamam!” dedi gülümsedi ve uçtu.

Akşam erkenden doğru odaya çıktım. Duş alıp kuaföre damladım. Saçlarıma fön çektirdim. Odaya çıktım ve en büyük dert başladı: Ne giysem? Derken kurtarıcı meleğim geldi. Annem, “Ne o? Heyecanlısın!” dedi. Anne ilk defa bir adamın gülümsemesi bile beni benden alıyor. Ne yapacağım bilmiyorum!” dedim. Annem sarıldı, “İçindeki kızı dinle, o sana doğru yolu gösterir!” dedi. Ne istiyorsam yaşayabileceğimi, ama seks hakkındaki önceki konuşmalarımızı unutmamamı söyledi. “İstemediğin hiç bir şeyi yapmasına izin verme. Gerçi öyle birine benzemiyor, ama istemediğin birşeyi yapmaya kalkışırsa, çekinme bizi ara!” dedi. Sonra dolabından beyaz bir elbise çıkardı, “Bence bunu giy!” dedi. Elbise önden ve arkadan V kesim, kabarık etekli, derin dekolteli bir elbiseydi ve annem onu çok severdi. Abartmadan çok hafif te bir makyaj yapmamı söyledi. O babamla ilgilenmeye gitti. Ben beyaz dantelli bir külot sütyen seçtim. Kırmızı topuklu ayakkabılarımı ve kırmızı çantamı çıkardım. Kırmızı tül şalımla takımı tammaladım. İç çamaşırımı giydiğimde annem geldi, “Tam tahmin ettiğim gibi!” dedi. Kopçayı çözüp, sütyenimi çıkardı, “Bu elbise ile sütyen giyilmez. Beni hiç bu elbiseyle sütyenli gördün mü?” dedi. Sonra meme uçlarımı sıktı, “Ampüller şimdiden yanmış!” deyip beni birde utandırıp gitti.

Elbiseyi giydim, bronz tenimde hakikatten çok güzel durmuştu. Aksesuarlarımı tamamlayıp, rujumu sürdüğümde kapı çaldı. Açtım, karşımda yine o gülümseme ve ben şimdiden ıslandım. Bakışlarındaki parıltıda kendi kadınlığımı gördüm. Beyaz keten bir pantolon ve uçuk sarı bir tişört giymişti. Üstünde beyaz keten bir ceket, kollarını dirseklere doğru sıvamıştı. Off Tanrım, bu adamla bu gece mutlaka yatmalıydım. Koluna girdim, bakışlar üzermizde yemek salonuna girdik. Sahneye yakın iki kişilik bir masa, kırmız şarap ve güller. Dekor tamdı, ilk 10 puanı aldı benden. Güzel bir yemek ve uslu bir dans. Uzak köşede babamın endişeli bakışları ve annemin onun kulağına fısıldamaları. Tony’ye, “Hadi Disco’ya!” dedim. Disconun kapısında bizi sarıp sarmalayan coşkulu müzik ve kaynamaya başlayan kan. İçeride kendimi müziğin ritmine bıraktım. Hoplayıp zıplayıp, şampanyaları yudumladım. Sonra bir an yine yavaşlayan müzik, sarılan bedenlerimiz. Ve günlerdir inik gördüğüm siki, ilk defa sert olarak hissetmek...

Arkamdan sarıldı, kucağındaydım ve siki tüm sertliğiyle tam kalçalarımın arasındaydı. Başımı arkaya döndürdüm, gözlerindeki ihtirası gördüm. O benim gözlerimde ne gördü bilmiyorum ama, dudaklarımız buluştu. İlk öpüşmemiz. İlk yangın. Elleri dekolteden süzüldü ve göğüslerime sütyen oldu. Ben kendimden geçtim. Güçlü eller körpe göğüslerimi sıktı. Ampüller yüz mumluk oldu. Sol eli göğsümü serbest bıraktı ve eteğimin altını keşfe çıktı. Parmakları hazineme değidiğinde içimde bir volkan canladı. Dönüp ona sarıldım ve dudaklarımı ona sundum. Ellerini eteğimin altından çıkarıp kalçamın üstüne koydum. Kendimi artık pantolonunu zorlayan sikine bastırdım. Yine müzüğin ritmi yükseldi. Bu defa kucağında kıvranarak dans etmeye başladım. İçimdeki kadın uyanmış ve azmıştı, seks istiyordu. Bakire olduğumu biliyordu, onu cesaretlendirmeliyim diye düşündüm. “Bu gece senin olmak istiyorum, götür beni burdan!” deyiverdim. Gözlerindeki parıltı şimşeklere dönüştü, dudaklarımız bir daha kenetlendi. Sarmaş dolaş Disco’dan çıktık. Öpüşe koklaşa odasına doğru yollandık.

Odasının kapısına geldiğimizde içimde bir ses dur dedi. Kapıyı açıp bana dönünce sarıldım öptüm, “Özür dilerim!” dedim arkamı dönüp koşarak uzaklaştım. Odama girdiğimde kalbim çıkacakmış gibi çarpıyordu, nefes nefeseydim. Bir an sırtımı duvara dayayıp soluklandım, her yanımdan ter fışkırıyordu. O anda yanda silüetimi gördüm, aynadan vahşi bir kaplan bana bakıyordu. Gözlerimden ateş fışkırıyor, tenim terden parlıyordu. Göz bebeklerim kocamandı. Bu kız bu gece sikilmezse uyuyamaz dedim. Altımda hissettiğim ıslaklık elimi külotuma götürdü. Külotum sırılsıklamdı. Çıkarıp attım. Ayakkabıları çantayı ve şalı yatağa fırlattım. Anahtarı alıp odadan çıktım. Kendimi onun kapısında buldum...

Odanın kapısında bir an durdum, derin bir nefes aldım, kapıyı çaldım. İçeride olması için dua ediyordum. Kapı açılana kadar sanki bir asır geçti. Kapı açıldı. Belinde bir havlu, duşa girmek üzereydi sanırım. Gülmsedi, “Gelmeyceksin diye çok korktum!” dedi. Başka birşey demesi gerekmedi, kucağına zıpladım. Dudaklarımız birleşti, içeri girdik. Öpüşerek kucağında içeri taşıdı beni. Güçlü kolarında tüy gibiydim. Elleri eteğimin altından çıplak kalçalarımı kavradı. Aşağı doğru kayan kalçalarım sikini hissettiğinde artık havlunun olmadığını anladım. Eteğimin kenarlarından tutup beni yatağa doğru bıraktı. Elbise vücudumdan sıyrıldı ve yatağa çıplak düştüm. Yatak beyaz gül yaprakları ile doluydu. Beyaz gülü çok sevdiğimi unutmamış. İkinci 10 puanı aldı benden...

Gül bahçesinde uzanırken, o da üzerime uzandı. Dudaklarıma ateş dudakları değdi. Ordan boynuma, ordan göğüslerime. Gonca güllerim ilk defa bir erkeğin hoyratlığını tattı. Göğüslerim emilip ısırldıkça güzelleşti. İçimdeki volkan kaynamaya başladı. Dili göğüslerimin arasından kayıp göbek deliğimi buldu. Orda fazla oyalanmayıp, aşk üçgenime indi. Hiç koklanmamış amıma inip, dilini içime soktuğunda ben boşalmaya başladım. O aşk sularımı içip, klitorisimi emmeye devam etti. Başını amıma bastırdım, oradan hiç ayrılmasın istedim. Kasılmalarım sona erdiğinde, “Sıra bende!” dedim. Onu uzatıp üstüne çıktım. Çoktan kazık olmuş sikini yakalayıp emmeye başladım. Oldukça heybetli, kalın ve damarlıydı. 1.90 boya yakışacak bir sikti. İzlediğim porno filmler işe yaramaya başlamıştı. Sokabildiğim kadar ağzıma sokup yalamaya başladım. Güçlü kolları kalçalarımı kavrayıp bir anda beni 69 pozisyonuna getirdi. Ben onun sikini emerken, o da körpe amıma yumuldu tekrar. Bu sefer dili amımla beraber götümü de yoklamaya, iki deliğimi birden yalamaya başladı. İçimdeki volkan tekrar canlanmaya başladı. Artık onu istiyordum...

Beni yine gül yapraklarının arasına uzattı. Terlemiş vücuduma yapraklar yapışmıştı. Bacaklarımı araladı. Sikinin kafasını amımın deliğine dayadı, fırçalamaya başladı. Kudurmuştum. Artık o sertliği içimde istiyordum. “Hazırmısın?” dedi. “Çoktan!” dedim. Sikinin kafasını bir iki defa sokup çıkardı. Sırılsıklamdım. Sonra birden bastırdı. İçime girişini hisettim. Su gibi akan sıvılarım sayesinde siki bir anda kayıp dibimi buldu, kasıklarımız kavuştu. “Yanıyorsun, bu nekadar sıcak bir am!” dedi. Ben bir acı bekliyordum, ama hiç canım yanmadı. İçimde hareketlenmeye başladı. Önce küçük küçük hareketler, alıştıkça daha büyük git geller, derken piston dibimi dövmeye başladı. Artık kendimi koyverdim. İniltilerimiz odayı sardı. Bacaklarımı beline doladım ve o yüklenirken onu kendime doğru bastırdım. 15 dakika kadar beni böyle sikti. İçimdeki volkan kabardı kabardı kabardı ve patladı. Tırnaklarımı sırtına geçirip haykırarak boşaldım. Ben boşalırken o durmadı, sikmeye devam etti ve ben yıldızları saydım. Ben rahatlarken o hızlandı ve bir anda içimden çıkıp göbeğimden göğüslerime doğru fışkırmaya başladı. Doğrulup sikini ağzıma aldım, sikinde kalan döllerini emdim. Son damlaya kadar onu boşalttım. “Harikasın bebeğim!” dedi.

Siki halen kazık gibiydi, “İnmeden bir daha istiyorum!” dedim. “Derhal!” dedi ve beni yine kuş gibi havalandırıp domaltıverdi. Başımı yatağa bastırıp, götümü dikledi ve direk amıma giriverdi. Siki yine dibimi buldu ve sonra tren pistonu gibi saydırmaya başladı. Kalçalarıma ufak tokatlar atıp, hızla amımı sikmeye başladı. Biraz sonra ayağa kalkıp, ata biner gibi kalçalarıma oturdu. Yine amıma geçirip, son sürat sikmeye başladı. Altında bir kısrak gibiydim. Hiç bitmesin istiyordum. Hızlandı. Hızlandım. Hızlandık. Dörtnala koşuyor gibiydim. Kalçalarıma vuran kasıklarının sesleri ve benim iniltilerim odayı doldurdu. Orgazm’a ulaştığımda, o da içimden çıktı ve sırtıma boşaldı. Döllerini krem gibi sırtıma sürüp tenime yedirdi...

Yan yana yatağa uzandık. Nefeslerimiz düzelince, bana, “Bir şey soracağım, bakire olduğuna emin misin?” dedi. Bozulmuştum, “Ne demek istiyorsun? Elbette!” dedim. “Peki, fark ettiysen kanama olmadı. İlkinde de, ikincisinde de sikim içinden tertemiz çıktı. Kaldı ki, ilk sefer için oldukçada sert siktim!” dedi. Yine haklıydı. “Evet ama, gerçekten bu benim ilk seksim!” dedim. Biraz düşündü. “Ozaman muhtemelen esnek bir zarın var. Jinekoloğuna göster, o sana anlatır!” dedi. “Bir acı bekliyordum, ama olmadı. Ondan mı?” dedim. “Sanırım...” dedi. Sonra yüz üstü uzandım, gül yapraklarını kucakladım. Çok hoşuma gittiğini söyledim ve inceliği için teşekkür ettim.

O ise kalçalarımı okşamaya başladı, “Harika bir götün var. Bence o da bu gece bekaretini kaybetmeli!” dedi. “Çok mu istiyorsun?” dedim. “Evet!” dedi. “Sırf bu gül yaprakların hatırına onu da sikmene izin vereceğim, ama canımı yakma!” dedim. “Sen merak etme!” dedi ve götümü yalamaya başladı. Dili çok maharetli çalışıyor, bir amıma, bir götüme giriyor, amımın suları ile göt deliğimi ıslatıyordu. Epeyce yaladıktan sonra bir parmağını götüme soktu. O bile zor girmişti. Biraz yoklayıp deliğimi genişletmeye çalıştı. Sonra kalçalarımı havalandırıp beni domalttı. Ellerimle kalçalarımı ayırttırıp deliklerimi iyice ortaya çıkarttı. Uzanıp güneş kremini alıp götüme sürdü. Sonra sikine de sürdü. Bana iş bile düşmedi, bakire götümü sikme hevesi sikinin taş gibi olmasına yetmişti....

Sonra arkama geçti ve sikini minnacık göt deliğime dayadı. Yavaş yavaş yüklenmeye başaldı. Bu sefer acıyı hissettim, ama dur falan da demedim. Önce sikinin kafasının girdiğini hissettim. “Zor kısmı bitti bebeğim!” dedi ve yavaşa yavaş iterek götümde ilerledi. Son bir hamle ile de köküne kadar geçirip, kasıklarını kalçalarıma yasladı. Ben bir derin “Ohhhhh!” dedim. Kalçalarımda götümün yanaklarını açan ellerimi serbest bıraktı ve bir elimi amıma bastırdı. O götümü vidalarken, ben amımla oynamaya başladım. Yavaş hareketlerle başlayan sikiş, götümün alışması ile tam bir sikişe döndü. O götümü sikerken ben de amımı parmaklıyordum. Üst üste kasılmalarım başladı. Beni o pozisyonda 3 kez üst üste boşalırken, o hiç çıkmadan götümü sikti. Artık dizlerimin tutmadığını hissediyordum, “Hadi artık sen de boşal, bittim!” dedim. O da hızlanıp Orgazm oldu ve döllerini götümün içine fışkırttı. Üstüme yığılınca, ben de yatağa yapıştım. Siki inene kadar götümü sikmeye devam etti. Her tarafımız ter, döl ve benim sıvılarımla kaplanmıştı. Ama kendimi kuş gibi hafiflemiş hissediyordum.

Sonra beni yan döndürüp, kaşık pozisyonunda bana sarıldı. Elleri ile göğüslerimi kavradı ve kendimizi bir rehavetin kollarına bıraktık. Bir saat kadar uyuduk. Ama çıplak tenlerimizin ısısından ter içinde uyandık. Kalktık banyoya gittik, suyu ayarlayıp duşun altına girdik. Birbirimizi sabunlayıp yıkadık. Önce o beni sabunladı, her yerimi okşayarak yıkadı. Parmaklarnı deliklerime soktu. İçimi de sabunladı Sonra duşun altında amımı kemirdi. Sonra ben onu sabunlayıp yıkadım ve sikini yalayıp emmeye başladım. Bir anda yine kazık gibi oldu. “Kaldırdın, indir bakalım!” dedi. “Tamam!” dedim, ellerimi duvara dayayıp, götümü geri attım, amım götüm ortaya çıktı. Arkama geçip hemen amıma geçirdi ve duşun altında sikmeye başladı. 15 dakika kadar amımı sikti beni boşalttı, ama o halen dimdikti. “İnmedi ne yapacağız?” dedi. “Bir de götü sikeceksin mecburen!” dedim. Hemen pozisyonu bozmadan götümü sabunladı, sikine de sabunu sürüp götüme geçirdi. Yavaşlanıp hızlanarak yarım saat boyunca da götümü sikti. Benim artık dizlerim tutmuyordu. Tam yeter diyecekken götümden çıktı, beni diz çöktürüp ağzıma verdi ve emerken ağzıma boşaldı. Tüm döllerini ziyan etmeden yutup, onu son damlasına kadar emdim. Sonra birer havluya sarılıp çıktık. Birbirimizi kuruladık.

Saate baktım, sabahın 6’sı olmuştu. Ve ben artık kadındım. “Ben odama gidiyorum!” dedim, elbisemi buldum giydim. Ama zor yürüyordum kapıya kadar. “Gitme, kal!” dedi. “Yok, kalırsam bu amı götü siktirmeden duramayacağım. Yeter artık, dinlenmek istiyorum!” dedim. Sürüne sürüne odama geldim. Soyundum ve kendimi temiz çarşaflara bıraktım. Hemen uyumuşum. Bir ara annem geldi, uyandırdı, kahvaltı saatinin geldiğini söylemek için. Ama ben uyumak istediğmi söyledim, gitti.

Uyandığımda akşam olmuştu, hemen giyinip otelin restoranına indim. Annemleri buldum, ama o yoktu. Annemle sonra konuşuruz deyip, odasına gittim. Odası boşaltılmış, temizleniyordu. Otelden ayrıldığını söylediler. Bir an ağlamaklı oldum. Sonra kendi kendime üzülmemeliyim, her saniyesine değecek bir ilkti dedim. Restorana döndüm, annem babamla akşam yemeğini yedik. Sonra annemle sahilde baş başa konuştuk. Annem, “Pişmanmısın?” dedi. “Hayır!” dedim. “O zaman başka hiç bir şeyin önemi yok. Ama döndüğümüzde seni jinekoloğuma götüreceğim. Artık genç bir kadın olarak onunla konuşmalısın!” dedi.

Kocamın Yediği Altınları Sikişerek Ödedim (Eylül,29,İzmir)

Selam seks seven arkadaşlar. Buradaki Seks Hikayelerini okudukça kendimden geçiyorum ve sürekli amım ıslanıyor. Ben de bir hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Adım Eylül, 29 yaşında, orta boylu, balık etli, alımlı, erkekler tarafından beğenilen, çok seksi ve evli bir kadınım. Kocam kamu sektöründe çalışıyor. 7 yıldır evliyiz. Ben gözü yüksekte olmayan, var olanla sürekli yetinmesini bilen bir kadınım. Kocamı ve çocuklarımı çok seviyorum, asla gözüm dışarda olmaz. Ama kocam sürekli başka kadınlar peşinde koşan, aldığı maaşı karı kıza harcayan birisi. Sürekli borç içinde yaşar ve bunu da asla kendine sorun etmez. Evlendiğimiz günden beri bu böyle. Güya çok severek, daha doğrusu kocam bana deliler gibi aşık olarak evlendik. Seks konusunda sınırsız bir kadınım, seksi çok seviyorum, ama asla kocamı aldatmadım. Çünkü seksi kocamla yapmayı çok seviyorum. Kocam da benimle sikişmeye bayılır. Bazen bana, “Sen porno yıldızlarına beş çekersin!” der, ama karı kızdan da asla vazgeçmez.

Zaten bakkala çakkala yeterince borcumuz vardı, birde bunun üstüne, abimin bana emanet olarak bıraktığı 16 tane Cumhuriyet altını vardı, kocam bunları fark edince, ağzımdan girip burnumdan çıktı, “Kredi borcunu ödeyecem ve her ay bir tane Cumhuriyet altını yapacam!” dedi ve hepsini elimden aldı. Ama 2 yıl oldu, tek bir tane bile yapmadı. Abimle bir ara sohbet ederken, abim, “Ben bir işyeri açmayı düşünüyorum...” dediğinde, sanki ensemden kaynar sular döküldü. Abim işyeri açarsa, mutlaka emanet verdiği altınları isteyecekti...

Ne halt yiyecem şimdi diye kocamla konuştum, ama kocamın umurunda bile olmadı. Günlerce kara kara düşündüm, çare bulamadım. Bir gün nette bir sosyal paylaşım sitesinde, fabrikatör olduğunu söyleyen 36 yaşında bir beyle tanıştım. Benden MSN istedi, “Webcamda görüşelim!” dedi. MSN’imi verdim. Çünkü adamın çok zengin olduğunu öğrendiğim anda, kocamın yediği altınları tekrar nasıl yerine koyacağım sorununa kafamda bir çözüm bulmuştum. Eğer bu fikrim gerçekleşirse, hem zevk alacaktım, hem borçları ödeyecektim. Bu düşünceyle Webcamı açtım. Ve Webcamı açmamla birlikte adamın aklını da başından aldım :))

Tanıştık. Adamın adı Emir imiş, İzmir’e 55 km uzaklıkta ilçede oturuyormuş. Biraz Webcamda Chat yaptıktan sonra beni çok beğendiğini söyledi ve benden Telefon numaramı istedi. Tabi önce kendimi naza çektim, sonra Telefon numaramı verdim. Hemen aradı, konuştuk. Birkaç gün sürekli aradı ve konuştuk. En sonunda benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ben de, “Olurdum ama şu sıralar moralim çok bozuk!” dedim. “Neden bozuk söyle, derdin nedir? Bu dünyada halledilmeyecek birşey yok!” dedi. Ben de durumu açık açık söyledim. “Kafana taktığın şeye bak! Para hiç sorun değil, sana 16 değil 26 Cumhuriyet altını feda olsun, yeter ki benim ol!” dedi. “Tamam!” dedim, kabul ettim...

Kocam görevi nedeniyle 3 günde bir eve gelirdi. Emir’le akşam saat 21:00 de anlaştık, çocukları uyuttuktan sonra onu eve alacaktım. Bu arada, biri 7 yaşında ve diğeri 21 aylık, 2 oğlum var. Onları uyuttum. Emir dışarda iki dakikada bir arıyor, “Heyecandan ölmek üzereyim, çocuklar uyumadı mı?” diye soruyordu. Ne yalan söyleyim, benim de kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu, amımın suyu akmış külotumu ıslatmıştı. Ve nihayet beklenen an geldi, Emir elinde hediye paketiyle içeri girdi, içeri girmesiyle de hoyratça dudaklarıma yapışması bir oldu. İkimiz de ayakta kendimizi kaybettik, deliler gibi öpüşüyorduk. Ben dayanamadım elimi Emir’in sikine attım, pantolon üzerinden hem okşuyor, hemde deliler gibi öpüşüyorduk...

Emir de dayanamadı, direk üstümü, yani tişortümü çıkardı, sütyenimin kopçasını açıp, deliler gibi memelerimi emmeye başladı. Ben de kemerini çözüp pantolonunu dizine kadar indirdim. Siki baksırın içinde çadır kurmuş ve bir an önce çıkarılmayı bekliyordu. Hiç bekletmeden baksırını da çıkardım, önünde diz çöktüm ve deliler gibi yalamaya başladım. Taşaklarının tümünü ağzıma alıp hafif dişliyordum. Emir kendinden geçmiş bir şekilde, “Orospuuuu, tam bir fahişe gibi sevişiyorsun!” diyerek hırıltıyla ağzıma boşaldı. Yutabildiklerimi yuttum, geri kalanı çenemden, memelerimin ortasından, göbeğime kadar süzüldü. Emir hemen çekyatın üstüne yığıldı...

Benim amım vıcık vıcık olmuştu, amımın suyunu parmaklarımla alıp Emir’in inmiş sikine sürüp sıvazlıyordum. Çok geçmeden siki yine taş gibi oldu ve ben daha fazla dayanamayıp direk üstüne çıkıp, sikini amıma yerleştirdim ve deliler gibi zıplamaya başladım. Emir de kendinden geçmiş bir halde, “Oohhhhhhh orospum, horozun seni sikmeye, parçalamaya geldi!” diyerek alttan pompalıyordu. Sonra beni üstünden indirdi, yere uzandırıp misyoner pozisyonda bacaklarımı açıp, direk amıma soktu. Amım çok dardır, iki doğumumu da sezeryanla yaptım. Zaten çatı darlığı da olduğu için amım kız amı kadar dardır. Misyoner pozisyonda çok fazla git gel yapmadan Emir içimde patladı. Sikini çıkardığında kan olmuştu. Emir şok olmuştu. Peçeteyle silerken, “Evli olduğunu bilmesem, bakiresin derdim!” dedi.

Anlayacağınız Emir’in siki kocamınki kadar büyük olmamasına rağmen, neden bilmiyorum ama fena yırtmıştı beni. Ama ben zevkten kendimi kaybettiğim için hiç acı hissetmedim. Çırıl çıplak birbirimize sarılarak biraz uzandık. Ama emir zevkten ağzı kulaklarında, hayran hayran bana bakıyordu. Ben de elimi sikine attım, okşayıp tekrardan sertleştirmeye çalışıyordum. Çünkü daha beni domaltarak sikecekti. Telefonda söylemiştim, benim en çok sevdiğim, dizlerimin bağı çözülen tek pozisyon domaltılarak sikilmek diye.

Nihayet Emir’in siki tekrar taş gibi oldu. “Yat aşağı orospuuuu!” diyerek, beni yatırdığı gibi bacaklarımı ayırdı ve amıma yumuldu, yalamaya başladı. Amımın tümünü ağzına alıp, deliler gibi emiyordu ve beni delirtiyordu. O bana orospu dediği için, ben de, “Ohhhhh! Ne güzel yalıyor pezevengim!” diyor, hemde inliyordum. Emir, “Pezevengin şimdi yine amını yırtacak orospu, hemde domaltarak!” diyerek beni 4 ayak pozisyona getirdi. Sikini hiç ıslatmadan, zaten yalanmaktan ve suyumun akmasından amım vıcık vık olmuştu, direk taş gibi sertleşmiş sikini arkadan amıma geçirdiği gibi kökledi...

Ben uçmuştum artık, kendimi kaybetmiştim, “Sik beni orospu çocuğu, erkek gibi sik, piç kurusu, pezevenk seni!” diyerek onun beni dahada sert sikmesi için gaza getiriyordum. O da, “Sikiyorum işte orospu! Sen sikişe doymuyorsun, aslında sana 4-5 beş yarak aynı anda koyulması gerekiyor, ancak ozaman doyarsın, fahişeee!” diyerek, gittikçe dahada sert sikerek, beni deli ediyordu. Orgazm üstüne orgazm yaşadım, kaç defa boşaldım bilmiyorum. Sonunda Emir de daha fazla dayanamayıp içimde patladı...

O gece, Emir beni sabaha kadar defalarca sikti. Sabah çocuklar uyanmadan da gitti. O gittikten sonra ben duşumu aldım, biraz uyuyacaktım ki, aklıma bana getirdiği hediye paketi geldi. Hemen açtım baktım. Harbiden de, 16 değil, tam 26 tane Cumhuriyet altını vardı. Tabii hemen altınları sakladım, kocamın eline geçerse yine satıp yer diye. Emir’le halen ilişkimiz devam ediyor, kocamınsa hiçbir şeyden haberi yok. Emir bana söz verdi, “Parayı asla kafana takma, maddi olarak her türlü destekte bulunacağım sana!” dedi. Ve bu sözünü de tuttu, çocuklarım adına açtığı hesaba her ay yüklü bir miktar para yatırıyor. Kocamı çok seviyorum, ama kocam çok hovarda, asla benim ve çocuklarımın geleceğini düşünmez. Napayım, ben de böyle bir yol buldum. Üstelik Emir çok güzel beceriyor beni, hem de tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor, bana değer veriyor.

Emir’in bir fantazisi var, sürekli, “Seni o boynuzlu kocanın yanında sikmek için neler vermezdim!” deyip duruyor. Şu anda bilmiyorum ama, belki ilerleyen zamanlarda bu fantazisi gerçekleşir. Çünkü kocam da grup sekse biraz meyilli, birkeresinde benimle sevişirken, “Şimdi başka bir erkek daha olsa da, aynı anda seni becersek, ne güzel olurdu!” demiş ve inanılmaz bir biçimde boşalmıştı. Sonra da o konuyu birdaha açmamıştı. Bundan yola çıkarak, belki ilerleyen zamanlarda onu da aramıza alırız diye düşünüyorum.

En Yakın Kız Arkadaşımı Siktim (Kaan,21)

Merhaba arkadaşlar anlatacağım hikaye tamamen gerçektir. Ben 1.83 Boyunda 70 kilo elit bi ailenin çocuğu 21 yaşında alımlı yakışıklı bir gencim. En yakın kız arkadaşım ise adı Ezgi 1.65 boylarında esmer ve çok güzel bi kızdır tıpkı fiziği gibi. Ben yakışıklı ve yaşadığımız semte göre daha elit bir erkek olduğum için kızlardan sürekli sevgili teklifleri alan birisiyim ve bunun yanında birlikte olmak isteyenler cabası bi çok kız arkadaşım benimle çok yakın temasta oluyorlar bunu ben istemiyorum elimi göğsüne götürenler elletmeye çalışanlar falan her neyse. Kısacası sevilen bir tipimdir. Ezgi'yle hikayemiz ise bana ders çalıştırmasını istememle başladı. Ezgi'nin dersleri çok iyidir benim ise başarısız olduğum bi kaç ders var. O hafta Coğrafya sınavım vardı Ezgi'den beni çalıştırmasını istedim oda seve seve kabul etti. Bi cafeye gittik birer çay içtikten sonra ders çalışmaya başladık ancak cafe çok gürültülü bir ortamdı. Ezgi bana başka biyere gidelim dedi normalde sürekli bizim eve gelirdi kesinlikle herhangi bir şekilde bişey yapmaz sadece otururduk.

 Ezgi bana bizim eve gitmeyi teklif etti ancak evde misafir olduğu için kabul edemedim Ezgi o zaman bizim eve gidelim dedi ilk başta tereddüt ettim annesi ablası beni tanır ancak ilk defa gidicektim kabul ettim. 20 dakika içinde Ezgi'lere gittik. Evde annesi vardı tokalaştık birazcık konuştuk ardından annesi Alışverişe gidiceğini söyledi ve gitti Ezgi'yle artık yalnızdık üstümde bi polar vardı ve poları asmasını istedim. Sonrasında Ezgi bana üzerimi değiştiricem mutfakta kola var doldurur musun dedi bende tabi dedim mutfakta kola doldurdum ve Ezgi'nin odasına getirdim kapıya vurdum açtı ve ilk defa Ezgi benim yanımda bu kadar açık giyinmişti. Transparan bir gömlek ve tayt. Gömlek ise göğüslerine kadar açıktı nedense bi anda Ezgi hakkında düşünmediğim şeyler düşündüm. Ders çalışmaya başladıktan sonra sürekli gözüm göğüslerine kayıyordu ve taytı beni delicesine tahrik ediyordu. Mola vermek istedi bende olur dedim ve bana hiç biriyle birlikte oldun mu dedi bende hayır dedim çevrende sana verecek taş gibi kızlar var neden kabul etmiyorsun dedi bende bilmem düşünmedim dedim. Ve artık git gide istiyordum Ezgi'yi. Sence ben güzel miyim dedim bende tabi ki hayatım dedim Ezgi'de ayy yerim seni diyerek yanağımdan öptü aslında hep yaptığı şeydi ama bu sefer ki birazcık garip gelmişti bende onu öptüm ve bi anda ben uzanmış 


Ezgi ise kucağımda beni gıdıklar hale gelmiştik çok gülüyorduk Ezgi'nin poposu sikimin üstündeydi ve kazık gibi olmuştu. Ezgi bu ne lan diyerek güldü bende normaldir üstümdesin dedim kaç santim olduğunu söyledi bende hiç ölçmedim dedim dur ben ölçücem dedi ve mezure getirdi bende resmen kendimi bırakmıştım artık ölçtü ve 16 cm di çok kalın değil çok incede değil sonrasında ezgi eliyle penisimle oynamaya başladı bende gülümsüyordum. Bende ona onu kızlığın var dime kız diyerekten kontrol ettim olmadığını söyledi kim bozdu dedim ben kaşar mıyım aşkım kendim bozdum dedi tarak sapıyla yapmış bende güldüm bende bakıcam dedi ve bi anda çırılçıplak kalmıştık Ezginin elleri her zaman hastası olduğu göğüs kaslarımda idi bende poposunu avuçmış göğüslerini yalıyordum hadi yap artık dedi bende sen bilirsin dedim ve yere yatırdım sırtüstü acırsa söyle dedim sen rahat ol acımaz dedi her akşam yapıyormuş meğer orospum ve ben tek hamlede amına girdim öylesine sıcak öylesine güzeldi ki dudağımda öpüyordu yalıyordu beni 5-10 dk git gel yaptıktan sonra dışarı boşaldım göbeğine sonra ezgi annesinin dolabından prazervatif ve geciktirici getirmişti nerden buldun dediğimde ise babamın malzemeleri cevabını aldım ezgi penisimi yaladı ardından tekrar girmemi istedi ben geciktiriciyi sıktım prezeratifi taktım ve yatağa geçtim ezgi penisimde zıplıyor hopluyordu azmıştı kaşar 


Bu arada ezgi bi kaç kez orgazm olmuştu bende amını yalamaya başladım 3 dk yaladıktan sonra giiiir diye bağırdı bende soktum 20 dk ya yakın siktim ardından götüne sokucam dedim hayır olmaz lütfen çok acır dedi bende rahat ol dedidm ve vazelini götüne sürdüm parmakladım açılmadı mutfaktan yağ aldım döktüm ve birazcık yumuşadı ve artık başını sokmuştum muhteşem bir çığlık attı ve bende o çığlığın etkisiyle sokmuştum tamamını ve artık zevkten bağırııp çağırıyorduk en sonunda patladım ve yanına uzandım birer sigara içtik ve benim penisim artık kalkmıyordu onunda hali kalmamıştı bende göğüslerini yalıyordum deli gibi sonrasında annesi gelir diye topladık temizlendik ve bunlar yazarken Ezgi yanımda birazdan yine sevişicez bi kaç sex anım daha var onlar bi o kadar ilginç kendinize iyi bakın bekle beni hayatım.